Murat heyecandan kalbi duracak gibiydi. Aslı’yı bugün görecekti. Sabah evden çıkarken karısı fark etmesin diye her gün olduğundan farklı bir kıyafet giyememiş, özenle hazırlanamamıştı. İş yerine vardığında bu açığı kapatmak için önce tuvalete gitti. Gelirken aldığı kokuyu ve jileti çıkardı. Traşını yeniden kontrol etti. Kokusunu sürdü.”Acaba şu takım elbiseyi de değiştirse miydim.”diye düşündü. O zaman Nurten ‘e ne diyecekti? Genel Müdür ani bir ziyarete gelecekti, üzerime çeki düzen vermek zorunda kaldım. Evet, bu kulağa inanılır geliyordu. Bu sefer de Nurten O dışarıdayken arayabilir, madem genel müdür gelecek sen nerdesin diyebilirdi. En iyisi bu elbise ile kalmaktı. Dikkat çekmeyecek ama olabileceklerin en iyisini seçmeye çalışmıştı zaten. Acaba Aslı ne giymişti? Onu daha öne hiç görmemişti ki ne renk giyer,  pantolon mu etek mi sever bilsin. Resimlerine bakılırsa hem eteği hem pantolonu seviyordu. Kamerada ise çoğu zaman sadece belden yukarısını görmüştü. Aman canım ne önemi vardı, ne giydiğinin saatlerce sohbet edebildiği pek çok şeyi paylaşabildiği, müthiş kadına sonunda dokunabilecekti ya .“Dokunmak” kelimesi bile içine bir sıcaklık yayılmasına neden oldu.

Buluşma yerine bir saat önce gitti. Çok düşünmüştü. Bu karşılaşma adresini kimsenin olmadığı tenha bir yer daha güvenli olurdu. Belki ama aslı’yı korkuturdu. Çok ayakaltı bir yere gitseler bu da riski artırırdı. Sonunda tanıdıklarının çok takılmayacağını düşündüğü ama kalabalığı da eksik olmayan bu alış veriş merkezinin önünü seçti. Yaklaşık bir saattir bir bankın üzerinde oturuyor heyecandan titreyen bedenini kontrol etmeye çalışıyordu. Aslında Aslı ‘yı görecek, ona dokunacak olmanın heyecanı mıydı? Yoksa her an tanıdık birine rastlama olasılığı mıydı Titremesine neden olan bilmiyordu.

Aslı ‘nın kızıl saçlarını uzaktan tanıdı. Bu saçlar hayallerinin başrol oyuncusuydu. Aslı’nın onun zihnindeki rengiydi. Yerinden kalktı, Aslı ‘ya doğru yürüyordu. Kalbi ise çoktan ona varmıştı. Hedefine kitlenmiş bir füze gibi, Aslı ‘ya doğru ilerliyor, başka hiçbir şey görmüyordu. Ta ki bir engelle karşılaşıncaya kadar. Engel önünde durdu. Ona çarpmamak için güçlükle durdu Murat. Karşısında Nurten’ in annesi duruyor, meraklı gözlerle soruyordu. “ Hayırdır Murat nereye böyle?”