Meral , 6 Eylül

… Yarın dershanede dersler başlıyor. Elbette derslerle birlikte daha pek çok şey.  Yeniden sınavlar, ödevler, sorular, testler, kitaplar, önümde çok uzun bir hazırlık dönemi var.

Daha yaz tatilinin başında dershanemi seçmiştim. Dershaneleri, içinde pek çok çocuğun ve birden fazla anne babanın yaşadığı büyük evlere benzetirim.  Tabii ki büyük ailelere, büyük bahçeler yakışır. Benim dershanemin de kocaman bir bahçesi var. Şimdi bu bahçede yapılacak tanışma partisini merakla bekliyorum.  Tanıdığım birkaç kişi var. Ama yeni pk çok yüz görecek olmak beni hem korkutuyor hem de heyecanlandırıyor.

Önceki hafta dershaneye sınıfımı öğrenmek için babamla uğradım. Ders yapacağımız sınıfı gösterdiler. On beş tane tek kişilik sıra dizilmiş bizleri bekliyordu. Sınıf hayal ettiğimden daha küçüktü. Sıraların dizilişi bir mısır koçanına benziyordu. Arka arkaya yan  yana… Bu yıl için misafir edecekleri öğrencileri bekliyorlar hatta sabırsızlanıyorlardı. Temizlemiş, cilalanmış yüzleri, bayramda giyilmeyi bekleyen yeni ayakkabılar gibi parlıyordu. Bir an acaba hangi sırada otursam diye geçirdim içimden. Sıraların hepsine kısa bir bakış attım. Önce pencere önünde bir sıra seçtim. En öndeki olmasa iyi olurdu. Öğretmenin sürekli görüş alanında olmak canımı sıkıyordu. Pencere kenarında üçüncü sırayı düşündüm. Ama dışarısı buradan çok net görünüyordu. Dikkatimi dağıtır diye buradan da vazgeçtim. Ben kendimi tek tek sıralara oturturken dershane müdürünün “ hadi bakalım haftaya atık buradasın” sözleriyle sınıftan ayrılma zamanının geldiğini anladım.

Evet haftaya burada derse başlayacaktım. İçimde endişe ve merak duygusu aynı anda gezindi. Bilmediğim, tanımadığım insanlarla, tanımadığım bir yerde yeni bir yeni bir döneme başlayacak olmak sanırım beni korkuttu. Ya beni sevmezlerse,  ya ben kendime yakın bir arkadaş bulamazsam,  ya öğretmenlerle anlaşamazsam. Bunları düşünmek beni kaygılandırıyordu.  Ama benimle aynı duyguları paylaşan arkadaşlarımla birlikte olacağımı bilmek, yaşanacak güzel ve eğlenceli anları düşünmek merak ve heyecan duymama neden oluyordu…

 

Meral’le birlikte yeni bir döneme bir öğrenci gözüyle bakma şansı bulduk. Yazılanlar çoğumuza tanıdık geldi belki de. Çünkü yeni bir işe, yeni bir yaşama, yeni bir döneme başlarken benzer duyguları, korkuları, endişeleri, heyecanları hepimiz yaşarız. Bulunduğumuz he yeni duruma uyum sağlamak için bir oryantasyon sürecinden geçeriz.

 

Peki Oryantasyon Nedir?

Dilimize Fransızcadan alınmış olan oryantasyon (orientation) sözü, “yönelme, çevre şatlarına uydurma veya uyma, alışma yeni bir çevreye alıştırma programı anlamında kullanılmaktadır. Türk dil Kurumu bu yabancı söz yerine yönlendirme, alıştırma, uyum gibi karşılıkların kullanılabileceği görüşündedir.

Yeni bir yıl, yeni bir dönem, yeni bir sınav sistemi, yeni arkadaşlar, yeni öğrenciler, yeni öğretmenler, yeni, sınıflar, yeni bir bina, yeni, yeni, yeni …

Bu kadar çok yeninin bir araya geldiği bir dönemde oryantasyondan ya da TDK’nın önerdiği şekli ile alıştırmadan, uyum sağlamadan söz etmeden geçmek olmaz.

Öğretmen, öğrenci, anne baba ve hatta kardeşler, büyük anneler, büyük babalar için yeni bir dönemin başlaması uyum sağlama sürecini beraberinde getirir.

Hayatımızın her dönemi farklı oryantasyon zorunlulukları taşır. Yeni bir eve, farklı bir şehre taşınmak, tatile çıkmak, işe başlamak ya da işe değiştirmek, evlenmek, çocuk sahibi olmak, sevgili olmak, yeni arkadaşlıklar kurmak, hatta evimizdeki herhangi bir eşyayı değiştirmek, mesela uzun zamandır üzerinde uyuduğumuz yatağımızı yenilemek bile bir uyum süreci gerektirir.

Oryantasyon Sürecinde Neler Önemlidir?

  1. Bulunduğundan farklı bir ortamda yer alan her birey için oryantasyon süreci gereklidir.
  2. Aynı koşullarda, aynı zamanda bile olsa her birey için ortama uyum sağlama süresi gereklidir.
  3. Her birey uyum sağlama sürecini kişisel özelikleri doğrultusunda şekillendirir. Kısa sürede pek çok bölümü, pek çok kişiyi tanımaya çalışarak sürekli hareket halinde olmak da, uzun süre çevreyi gözlemleyerek daha sonra harekete geçmek de normaldir.
  4. Oryantasyon süreci bir belirsizlikler dönemidir. Her belirsiz durumda olduğu gibi kaygı yaşanmasına neden olur. Özellikle sürecin ilk günlerinde kaygı  ve heyecan duymak normaldir.
  5. Oryantasyon sürecine olumsuzluklar dönemi olarak bakmak haksızlık olur. Çünkü bu dönem pek çok yenilik ve beraberinde heyecan getirecek bu heyecan yapacağımız işle ilgili motivasyonumuzu arttıracaktır. Yeniliklerin getireceği enerjiye açık olmak, olumluya odaklanmak işinize yarayacaktır.
  6. Uyumu hızlandırmanın bir yolu da, bulunduğunuz ortam hakkında bilgi edinmektir. Sahip olacağınız her doğru bilgi yaşanacak belirsizliği azaltacak, dolayısıyla yaşanacak kaygı düzeyini düşürerek, oryantasyonu kolaylaştıracaktır.

 

Pek çoğumuz için yeniklerin olduğu bir dönem yaşıyoruz. Kimileri dershaneye, kimileri okula, kimileri okulu bitirip yeni bir işe başlıyor. Hatta minicik elleri ile bazılarımız ilk kez sıralara oturup kalem tutuyor.

Tüm bunların bir düzen dahilinde işleyip gitmesi için oryantasyon sürecinin tamamlanması gerektiğini aklımızdan çıkarmayalım. Unutmayınız, orantasyon süreci ne kadar başarı ile tamamlanırsa, sürecin devamı da aynı başarıyı takip edecektir.

Her nerede, ne şekilde, neye başlıyorsanız, eğlenceli, mutlu, umutlu, sağlıklı, verimli başlangıçlar olması dileğiyle!